ÇOK KIYMETLİ ÇAM AĞACIMIZ
(Nazar değmesin)

Ülkemizde yaz geldi, piknik ve mangal sezonu açıldı.Açıldı ama pir açıldı.Hafta sonu (İstanbul) Anadolu yakası sahilinde bir dolaşında görün akşam 22:00 de hatta 23:00 de mangal dumanlarını görebilirsiniz.Uyduyla İstanbul' u yukarıdan gözleyen varsa(?) yangın çıktı sanabilir.Sahil şeridinde aklınıza oturulabilir diye gelebilecek heryer çekirdek kabuğu
dolu.İnanamıyorum.Biz hangi neslin insanlarıyız.Çocukken çekirdek yedikmi birimizin annesi bir süpürge ve faraş atar süpürtürdü.Biz böyle bir neslin çocuklarıyız kimse inkar etmesin.Bu benzeri birçok konudaki bu tür bozulmaları anlayamıyorum.Bu bozulma sınıf ve gelir farkı gözetmeksizin her yerde var.
Her neyse 2006 yazında Ayvalık' ta Şeytan Sofrası diye bilinen doğa harikası bir yer var oraya gittik.Oraya çıkana kadar ve çıktıktan sonraki manzaraya inanamadım.Her yer yanmış ağaç doluydu.Ben diyeyim 10 futbol sahası siz deyin 20.Öyle büyük bir yangın çıkmış ki Şeytan Sofrasındaki tesiste çalışanlar canlarını zor kurtarmışlar.Saatlerce ıslak bezlere sarınıp yerde yatarak kurtarılmayı beklemişler.Şimdi büyük kısmı temizlendi ve yeniden ağaçlandırılmaya başlandı.
Resimde gördüğünüz Çam fidanı 50 tane çam fıstığından yaşatabildiğimiz 2 tanesinden biri.Tam 2.5 senede bu hale geldi.O kadar zahmetli ki büyütmek anlatamam.Yanındaki fidanda mandalina çekirdeğinden büyütülmüş bir fidan o da 2.5 yaşında.
Çevre bilincine sahip olmak için herkesi bir fidan büyütmeye davet ediyorum.Belki o zaman bu güzelim ağaçların yanmasına sebep olanlar vazgeçerler...
Saygılarımla...

Hiç yorum yok: