PAKİSTAN YEMEĞİ



TAVUKLU PAKİSTAN YEMEĞİ

Eşim Pakistan'dan Ramazan öncesi bazı baharatlar getirdi, sonucu bildiğim için Ramazan 'da kullanmadım.Yani baharatlı Ramazan'da pek yenilmiyor.Bugüne kısmetmiş.
Garam masala denilen baharat ile bir karışım yapıp özellikle tavuk eti marine edilip öyle pişiriliyor.Kutunun üzerinde bir tarif vardı.Buna göre yoğurt, krema, yeşilbiber ve İngilizce karşılığı olmayan bazı şeyler vardı.Neyse ben biraz uyarlama ve sadeleştirme yaptım.
Garam masala adlı baharattan1 yemek kaşığını 4 yemek kaşığı sıvıyağ ve 1/2 bardak suyla karıştırdım, 1/2 kilo tavuğa buladım.Üzerine de kendimce lezzet versin diye 1 kurusoğanı piyazlık doğrayarak ilave ettim.Yemek iyice suyunu çeken kadar pişirdim.Sonuç çok güzel oldu, yanında özellikle mevsim yeşillikleriyle daha iyi oldu.Üzüldüğüm tek nokta oğluma çok baharatlı geldi ve bu nedenle yiyemedi.




Garam masala' yı evde de yapmak mümkün.


GARAM MASSALA I

Kişniş tohumu 4 çorba kaşığı
Tane kimyon 2 çorba kaşığı
Tane karabiber 2 çorba kaşığı
Kakule 2 tatlı kaşığı
Tane karanfil 1 tatlı kaşığı
Tarçın 2 çubuk
YAPILIŞI:
Kuru tavada, yüksek ateşte sırayla, kişnişi, tane kimyonu, biberi, kakuleyi (kabuklarıyla), tane karanfil ve çubuk halindeki tarçını kavurmalı. Sonra kakule tohumları kabuklarından ayıklanır ve tüm baharatla birlikte elektrikli değirmenden geçirerek toz haline getirilir. Massala cam kavanozda saklanır

GARAM MASALA (KARIŞIK BAHARAT)

Karabiber (Çekilmemiş) 65 gr.
Kişniş ( Çekilmemiş) 15 gr.
Kimyon tohumu 35 gr.
Karanfil (Çekilmemiş) 35 gr.
Kakule tohumu (Tercihen yeşil) 65 gr.
Tarçın (Kökü) 5 parça
YAPILIŞI:
(yaklaşık 175 gram için) Fırını 100 dereceye ısıtın ve bütün baharat tohumlarını bir tepsiye yayarak, yaklaşık 30 dakika kadar tahta bir kaşıkla karıştırarak kavurun. Yalnız kavururken baharatı karartmamaya çalışın. Kakule tohum kesesini parmaklarınızla ezip tohumlarından ayırın ve atın. Tohumları bir kenara koyun. Kavrulmuş olan tarçın köklerini bir bezin arasına koyup merdane ile döverek iyice ezin. Ezilmiş olan tarçınla birlikte diğer tohumlan bir kâseye koyarak iyice karıştırın. Bu karışımdan azar azar kullanarak bir elektrikli değirmende çekin ve her miktarı değirmenden aldıktan sonra ağzı kapalı küçük bir kavanoza aktarın. »Not: Karışık baharat oda sıcaklığında korunabilir. Eğer hava almayan bir kavanozda saklanacak olursa 6 ay süreyle kuvvetini korur.

GARAM MASSALA II

Tane kakule 2 tatlı kaşığı
Tarçın 2 çubuk
Tane karanfil 1 tatlı kaşığı
Hindistan cevizi 1/2 adet
YAPILIŞI:
Kakule, tarçın ve karanfil taneleri kuru tavada, ateşte sırayla kavrulur. Toz haline getirildikten sonra bunlara rendelenmiş küçük hindistan cevizi katılır. Garam massala iyi cins baharattan yapılır. Ağzı kapalı bir kabın içinde saklanırsa, kokusunu ve tadını kaybetmeden, bozulmadan aylarca saklanabilir. Baharatı kullanmadan önce içinde bulunabilecek küçük taş parçalarını veya gereksiz sapları ayıklamak gerekir. Baharat iyi kapatılmış kavanozların içinde saklanmalıdır. Satın alınan baharat çekilmiş olmamalıdır.

ANA YEMEK


TERBİYELİ SEBZE YEMEĞİ
3 orta boy kabak
2 orta boy kereviz
3 havuç
1 soğan
2 yemek kaşığı domates salçası
2 yemek kaşığı fındık yağı (zeytin yağından sonraki favorim)
1 yumurta
1 limonun suyu
tuz
Sebzeleri ayıklayıp yıkadıktan sonra tencereye yerleştirdim.Üzerine soğanı doğradım, salça, tuz, fındık yağını ve 1 bardak suyunu ilave ettim.Sebzeler özellikle havuç pişince pişmiş demektir.Terbiyesi için; yemek ılınınca, yumurta ve limon suyunu iyice çırptım ve yemeğin üzerine yaydım.
Bu yemekte ben genelde kabak yerine patates kullanırım ama kabakta çok güzel oldu.Üzerine de kıyılmış dereotu ve maydanoz...
Afiyet olsun...

OKU-YORUM




ANA YEMEK


FIRINDA HAMSİ BALIĞI

Ayıklanıp yıkanan hamsilerin suyu iyice süzdürülür.Fırın tepsisine dizilir üzerine küçük doğranmış bol tereyağ konulur,tuz da serpilir.Önceden 200 dereceye ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.Balık miktarı kişi sayısına göre belirlenir.

Afiyet olsun...

ANA YEMEK

TAZE SOĞANLI BULGUR PİLAVI
VE
DANA ANTRİKOT KAVURMA

Bulgur pilavı için;

2 su bardağı bulgur

5 dal taze soğan

2 yemek kaşığı sıvıyağ

1 yemek kaşığı domates salçası

sıcak su

tuz

Tencereye sıvıyağ, incecik doğranmış taze soğanlar, salça, tuz ve üzerine çıkacak kadar sıcak su ilave edilir.Kısık ateşte pişirilir.

Bulgur pilavının tane tane olması istenirse ilk olarak sıvıyağda biraz kavrulur, sonra diğer malzemeler ilave edilerek pişirilir.

Dana Antrikot Kavurma için;

1/2 kilo dana antrikot (kasapta iyice dövdürülür)

sıvıyağ

kekik

tuz

2 diş sarımsak

Dana etini aldıktan sonra etler üstüste gelecek şekilde getirdim, dondurucuya koydum.Yarı donacak halde iken çıkardım ve kesme tahtasında ince şeritler halinde kestim.Tencereye sıvıyağı koydum( ben genelde 2 yemek kaşığı yağ kullanırım), yağ kızınca etleri, sarımsak ve kekiği ilave ederek, yine her zamanki gibi etlerin içi pişsin diye yaptığım uygulama olan, kısık ateşte tencerenin ağzı kapalı ve etler suyunu çekene kadar pişirdim.Sonra tencerenin ağzını açtım ve ateşi arttırarak hızlıca karıştırarak kavurdum.Biz ailecek oğlumun dediği gibi kıtır sevdiğimiz için çok kavurdum.Bu tamamen isteğe bağlı bir durum.

Afiyet olsun...

ANA YEMEK




KARNIYARIK
Malzemesi:
Kişi sayısınca patlıcan( ben 6 tane büyük boy ile yaptım)
2 domates ( küp küp doğranmış)
1/2 kilo kıyma
2 soğan
2 tane kırmızı biber ( köz için kullanılan)
1/2 tatlı kaşığı sarımsaklı çeşni
1/2 tatlı kaşığı tuz
1/2 su bardağı sıvıyağ
1/2 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı domates salçası
Alaca doğranmış patlıcanları, kapaklı teflon bir tenceye, bir miktar sıvıyağ koyduktan sonra yerleştirdim, kapağını kapadım.Kısık ateşte patlıcanları çevirerek kızarttım.Burada amaç az yağ ile patlıcanları kızartmak.Aynı zamanda da patlıcanların içi kısık ateşte köz patlıcan gibi oluyor.
Patlıcanların işlemi bitince ayrı bir tencerede soğan, kıyma, domates, ince ince doğranmış kırmızı biber ve diğer malzemeler pişirilir.Fırın tepsisine dizilen patlıcanların içine kıymalı harç bolca konulur. Tepsinin tabanına su ve sıvıyağ konularak fırına verilir (200 dereceye ısıtılmış), 10 dk.sonra fırından alınır.
Kırmızı biber gerçekten çok yakıştı tavsiye ederim.
Afiyet olsun.

TATLILAR

YEMEKNAME dergisinin Ekim sayısı çıktı.Tarifleri ve içeriği çok beğendim doğrusu.Hemen iki tarif denedim.CUMHURİYET PASTASI VE ŞAM İŞİ tatlısı. Cumhuriyet Pastası derginin 94. sayfasında, Şam İşi tatlısı 84. sayfada yer alıyor. Şam İşi tatlısının tarifini birebir uyguladım, sonuç gerçekten harika oldu. Cumhuriyet pastasında ise küçük bir değişiklik yaptım.Kekini 1 bardak süt ve Nescafe karışımı ile ıslattım.Tarifte böğürtlen kullanılıyordu, ben ise vişne kullandım.Gerçekten güzel bir pasta oldu. Bu iki tarif lezzetli olmalarının yanısıra çokta kolay.Benim için ideal tarifler yani... Fotoğraf makinamın merceğinde bir sorun var, resimler pek güzel çıkmadı.




OKU-YORUM

















İFTAR SOFRALARININ ÖZELLİĞİ-II
Çatal, kaşık, bıçak gibi şeylerin Ramazan'da kullanılması münasip görülmediğinden, kullanmayı adet etmiş olanlar da, halkın ayıplamasına hedef olmamak için, bunların yerine mercan saplı, fildişi, sedef ve bağadan yapılmış yahut siyah ve beyaz cilalı tahta kaşıklar kullanırlardı.Gerek bu kaşıklar, gerek has pide ve francala, çörek ve simitler sofranın kenarına dizilirdi.
Bir de, Ramazan'ın başlangıcından sonuna kadar, halkımızda işkembe çorbasına bir düşkünlük vardı.Zengin ve fakir herkes sofrasında işkembe çorbası bulundurmak isterdi.İftara beş on dakika kala, çorba tasını alıp, işkembeci dükkanına giderler, hatta nöbete yatarlardı.Konaklardan uşaklar, ayvazlar kapaklı çorba kaselerini getirip, kazanın etrafına dizililerdi.
Yemeğin sonunda mutlaka komposto bulundurmak adet olup, elmastraş kaseler içinde, dökme tepsilere konulup, kenarlarına, içleri ufak kase kadar çukur ve sapları bağa veya fildişinden yapılmış kaşıklar konulmak suretiyle hazırlanırdı.Yaz mevsiminde kaselere buz da konurdu.
Eskiden herkes minderlerde halka olarak oturup yemek yediklerinden, sofralar alçak iskemleler üzerine, sarı veya bakır siniler konulmak suretiyle hazırlanır ve peşkir denilen dokuma bezi, peçete yerine kullanılırdı.
Ezana birkaç dakika kalarak sofra başına gitmek, iftarın şartlarından idi.Misafirler sofranın etrafında oturular, ortada çıt yok, herkes birbirine küsmüş gibi, yüzler somurtkan beklerler. Susamlı simitlerin, bademli çöreklerin, kazan yağlılarının misk gibi kokusu ve o muntazam iftar sofrasının seyrine doyulmazdı.Top atılması ile beraber, oruçlar açılır.O mükellef sofraya bir hücumdur başlar; çorbalar, yumurtalar, etler, börekler, tatlılar, birbirini takip ederdi.
Yemekten önce ve sonra leğen ve ibriklerle elleri yıkamak adet ise de, yemeklerin ellerle yenmesi çirkin görüldüğünden, sonraları yavaş yavaş çatal, bıçak bulundurulması da yaygınlaşmıştı.Vaktiyle öd ve amber yakılarak her tarafı kokulara boğmak adetti.Yemekten sonra kahve içmek de adettendi.Ne kadar misafir varsa, kahvecibaşının etrafına dizilirdi.Tepsinin üzerinde bulunan sırmalı örtü kaldırılıp, kahvecibaşının omzuna konulur, sonra kafesli gümüş zarflarla fincanları alıp, ateşlik üzerinde bulunan ibrikten kahveyi doldurur ve zarfın ucundan tutmak şartıyla, yine bir anda misafirlere verirlerdi.